Açık Saatler: Pazartesi, Çarşamba, Perşembe ve Cumartesi: 10.00–18.00 | Salı ve Cuma: 13.30–18.00 | Pazar: Kapalı
Sorularınız İçin Arayınız +90 531 517 51 51
Siğiller, insan papilloma virüsünün (HPV) farklı tiplerinin deri hücrelerinde oluşturduğu iyi huylu ve bulaşıcı oluşumlardır. En sık ellerde, parmaklarda, tırnak çevresinde, ayak tabanında ve yüzde görülür. Genital bölgede oluşan siğiller ise farklı HPV tipleriyle ilişkili olabilir ve ayrıca değerlendirilmelidir.
Siğillerin görünümü yerleşim yerine göre değişebilir. El üzerindeki siğiller pürtüklü ve kabarık olabilirken, ayak tabanı siğilleri basınç nedeniyle deri içine doğru büyüyebilir ve yürürken ağrıya yol açabilir. Yüz bölgesinde ve çocuklarda daha düz yüzeyli siğiller görülebilir.
Her kabarıklık siğil değildir. Nasır, seboreik keratoz, molluscum contagiosum ve bazı deri tümörleri siğille karıştırılabilir. Hızla büyüyen, kanayan, renk değiştiren, tedaviye yanıt vermeyen veya tanısı şüpheli lezyonların dermatoloji uzmanı tarafından değerlendirilmesi gerekir.
Tedavi seçimi siğilin türüne, sayısına, büyüklüğüne, bulunduğu bölgeye, ne kadar süredir mevcut olduğuna ve daha önce uygulanan tedavilere göre belirlenir. Kişinin yaşı, bağışıklık durumu, gebelik olasılığı ve yara iyileşme özellikleri de tedavi planını etkileyebilir.
Siğil tedavisinde aşağıdaki yöntemlerden biri veya birkaçı kullanılabilir:
Salisilik asit içeren topikal tedaviler
Kriyoterapi
Elektrokoterizasyon
Küretaj
Lazer uygulamaları
Uygun hastalarda bağışıklık yanıtını hedefleyen tedaviler
Dermatoloğun gerekli gördüğü diğer topikal veya girişimsel yöntemler
Her siğilde aynı yöntemin uygulanması doğru değildir. Özellikle yüz, tırnak çevresi ve ayak tabanı gibi bölgelerde tedavi seçimi yapılırken iz, renk değişikliği ve doku hasarı riski dikkate alınmalıdır.
Lazer, özellikle daha önce uygulanan tedavilere yanıt vermeyen, kalın, derin yerleşimli veya dirençli siğillerde değerlendirilebilecek yöntemlerden biridir. Kullanılacak lazer sistemi ve cihaz parametreleri siğilin yerleşimine, kalınlığına ve kişinin cilt tipine göre belirlenmelidir.
İşlem öncesinde lokal anestezik krem veya lokal anestezi uygulanabilir. Lazer enerjisi siğil dokusunu kontrollü biçimde tahrip etmeyi veya siğili besleyen damar yapılarını hedeflemeyi amaçlar. İşlem sonrasında yara, kabuklanma, hassasiyet ve ağrı oluşabilir.
Lazerle siğil tedavisi her hastada tek seansta sonuç vermez. Siğilin derinliği, bulunduğu bölge ve kişinin bağışıklık yanıtına göre birden fazla seans gerekebilir.
Uygulanan tedaviler görünür siğil dokusunu ortadan kaldırmayı amaçlar; ancak çevredeki deride bulunan HPV’nin tamamen temizlendiği garanti edilemez. Bu nedenle başarılı bir uygulamadan sonra bile aynı bölgede veya yakın çevrede yeni siğiller ortaya çıkabilir.
Siğilin tekrar etmesi işlemin mutlaka yanlış yapıldığı anlamına gelmez. Tekrarlama riski; virüsün deri içindeki varlığına, kişinin bağışıklık durumuna, siğilin yerleşimine ve bulaşın devam etmesine bağlı olabilir.
Ayak tabanı siğilleri bazen nasırla karıştırılabilir. Üzerine basıldığında ağrı, deri çizgilerinde bozulma ve noktasal koyu alanlar görülebilir. Kalın keratin tabakası tedavinin siğil dokusuna ulaşmasını zorlaştırabileceğinden tedavi süreci daha uzun olabilir.
Ayak tabanı siğillerinde lazer her zaman ilk seçenek değildir. Siğilin yapısına göre keratin tabakasının inceltilmesi, topikal tedaviler, kriyoterapi veya farklı yöntemler planlanabilir.
Genital bölgede görülen siğiller, el ve ayak siğillerinden farklı şekilde değerlendirilmelidir. Tedavi; lezyonların sayısı, büyüklüğü, yerleşimi, gebelik durumu ve bağışıklık sistemi dikkate alınarak planlanır.
Genital siğillerde lazer veya cerrahi yöntemler bazı büyük, yaygın ya da diğer tedavilere yanıt vermeyen lezyonlarda değerlendirilebilir. Görünür siğillerin ortadan kaldırılması HPV’nin vücuttan tamamen temizlendiği veya bulaştırıcılığın kesin olarak sona erdiği anlamına gelmez.
İşlem sonrasında uygulama bölgesinde ağrı, kızarıklık, şişlik, kabuklanma veya yara oluşabilir. Bölge temiz tutulmalı, kabuklar koparılmamalı ve dermatoloğun önerdiği bakım uygulanmalıdır.
İyileşme tamamlanıncaya kadar havuz, sauna ve bölgeyi tahriş edebilecek aktivitelerden kaçınmak gerekebilir. Siğiller koparılmamalı veya kesilmemelidir. Ortak havlu, tırnak makası, törpü ve kişisel bakım araçlarının kullanılması bulaş riskini artırabilir.
Lazerle siğil tedavisi tamamen risksiz değildir. İşlem sonrasında aşağıdaki durumlar görülebilir:
Ağrı ve hassasiyet
Kanama veya yara oluşumu
Enfeksiyon
Geçici ya da kalıcı renk değişikliği
İz gelişimi
Siğilin tamamen temizlenmemesi
Tedavi sonrasında tekrarlama
Bu nedenle tedavi yöntemi yalnızca siğilin görünümüne göre değil, bulunduğu bölge ve kişinin cilt özellikleri dikkate alınarak seçilmelidir.
Dr. Armin Müştak Dermatoloji Kliniği’nde siğil tedavisi öncesinde lezyonun gerçekten siğil olup olmadığı, türü, bulunduğu bölge ve daha önce uygulanan tedaviler değerlendirilir. Uygun tedavi yöntemi; topikal ilaçlar, kriyoterapi, elektrokoter veya lazer seçenekleri arasından kişiye özel olarak belirlenir.