Açık Saatler: Pazartesi - Cumartesi: 10.00 - 19.00
Sorularınız İçin Arayınız +90 531 517 51 51
Rozasea, halk arasında gül hastalığı olarak da bilinen, özellikle yüz bölgesinde kızarıklık, yanma, batma, hassasiyet, kılcal damar görünümü ve bazen akne benzeri kabarıklıklarla seyreden kronik bir deri hastalığıdır. En sık yanak, burun, alın ve çene bölgesinde görülür.
Ankara’da rozasea tedavisi arayan hastalarda ilk adım, kızarıklığın gerçekten rozaseaya bağlı olup olmadığını değerlendirmektir. Çünkü yüz kızarıklığı; alerji, egzama, akne, seboreik dermatit, lupus, ilaç reaksiyonları veya farklı dermatolojik durumlarla karışabilir. Yani her kızaran yüz “gül hastalığı” değildir. Cilt, ne yazık ki tabelasını asarak konuşmuyor.
Rozasea, yüz derisinin damar yapısı, bağışıklık yanıtı, cilt bariyeri ve çevresel tetikleyicilerle ilişkili kronik bir inflamatuvar deri hastalığıdır. Hastalık dönem dönem alevlenebilir ve bazı hastalarda kızarıklık kalıcı hale gelebilir.
Rozasea genellikle hassas cilt yapısı ile birlikte görülür. Hastalar sıcak ortam, güneş, baharatlı yiyecekler, alkol, stres, yoğun egzersiz veya yanlış kozmetik ürünler sonrası yüzlerinde yanma ve kızarıklık artışı tarif edebilir. Cilt bazen küçük bir termometre gibi davranır; insanın ruh halini, yediğini, içtiğini ve güneşe çıkmasını tek tek yüzüne vurur. Çok nazik değil ama dürüst.
Rozasea belirtileri kişiden kişiye değişebilir. En sık görülen bulgular yüz kızarıklığı, yanma hissi, batma, hassasiyet, sıcak basması gibi alevlenmeler, kılcal damar görünümü ve akne benzeri kırmızı kabarıklıklardır.
Bazı hastalarda burun çevresinde kalınlaşma, gözenek belirginliği veya cilt dokusunda değişiklikler görülebilir. Gözlerde kızarıklık, kuruluk, batma veya hassasiyet de eşlik edebilir. Bu durumda oküler rozasea açısından değerlendirme gerekebilir. Yani rozasea sadece “yanak kızardı” meselesi değildir; bazen gözleri bile konuya dahil eder. Cilt hastalıkları da toplantıya herkesi çağırmayı seviyor.
Rozaseanın kesin nedeni tek bir faktöre bağlı değildir. Genetik yatkınlık, damar hassasiyeti, cilt bariyer bozukluğu, bağışıklık sistemi yanıtı, Demodex yoğunluğu, çevresel tetikleyiciler ve bazı mikroorganizmalar hastalığın gelişiminde rol oynayabilir.
Rozasea bulaşıcı değildir. Bu bilgi özellikle hastalar için önemlidir, çünkü yüzde görülen kızarıklık ve kabarıklıklar bazen enfeksiyon sanılabilir. Rozaseada amaç hastalığı tamamen “yok etmek” değil, alevlenmeleri azaltmak, cilt bariyerini desteklemek ve kızarıklık-kabarıklık şikâyetlerini kontrol altına almaya yardımcı olmaktır.
Rozasea, akne ile sık karışabilir. Her iki durumda da yüzde kırmızı kabarıklıklar görülebilir. Ancak aknede komedonlar, yani siyah ve beyaz noktalar daha belirgindir. Rozaseada ise yüz kızarıklığı, yanma, hassasiyet, sıcak basması ve kılcal damar görünümü daha ön plandadır.
Rozasea hastalarının cildi genellikle daha hassastır ve akne tedavisinde kullanılan bazı ürünler rozaseayı kötüleştirebilir. Bu nedenle “sivilce sandım, güçlü akne kremi sürdüm” hikâyesi bazen yüzü daha da kızartan klasik bir trajediye dönüşür. İnternet tavsiyesi yine sahnede, yine hasar üretme peşinde.
Rozasea farklı klinik tiplerde görülebilir. Eritematotelanjiektatik tipte yüzde kalıcı veya tekrarlayan kızarıklık, sıcak basması ve kılcal damar görünümü ön plandadır. Papülopüstüler tipte ise kızarıklığa ek olarak akne benzeri kırmızı kabarıklıklar ve iltihaplı lezyonlar görülebilir.
Fimatöz tipte ciltte kalınlaşma ve özellikle burun bölgesinde doku değişiklikleri gelişebilir. Oküler rozaseada ise gözlerde kızarıklık, yanma, batma, kuruluk ve ışığa hassasiyet olabilir. Tedavi planı, rozaseanın tipine ve hastanın şikâyetlerine göre değişir. Yani rozasea tek tip davranmıyor; cilt yine gereksiz yaratıcı.
Rozasea tedavisinde doğru planlama için hastanın cilt tipi, kızarıklık şiddeti, tetikleyicileri, cilt hassasiyeti, kullanılan kozmetik ürünler, eşlik eden göz bulguları ve daha önce aldığı tedaviler değerlendirilmelidir.
Dr. Armin Müştak Dermatoloji Kliniği’nde rozasea şikâyeti olan hastalarda yüz kızarıklığı, damar görünümü, kabarıklıklar, cilt bariyeri durumu ve tetikleyici faktörler birlikte değerlendirilir. Tedavi planı hastanın bulgularına göre kişiye özel oluşturulur. Çünkü rozaseada aynı kremi herkese vermek tıp değil, ciltle kumar oynamaktır.
Rozasea tedavisinde topikal ilaçlar, ağızdan kullanılan ilaçlar, cilt bariyerini destekleyen bakım ürünleri, güneş koruma, tetikleyicilerden kaçınma ve uygun hastalarda lazer veya ışık sistemleri kullanılabilir.
Papülopüstüler rozaseada inflamasyonu azaltmaya yönelik tedaviler ön planda olabilir. Kızarıklık ve kılcal damar görünümünün belirgin olduğu hastalarda ise lazer ve ışık sistemleri tedavi planına eklenebilir. Ancak rozasea cildi hassas olduğu için işlemler dikkatli planlanmalıdır. Bu cilt tipi “sert davranırsan küserim” diye açıkça söylüyor aslında.
Rozaseada kılcal damar görünümü ve kalıcı kızarıklık ön plandaysa BBL/IPL, PDL veya Nd:YAG gibi lazer ve ışık sistemleri uygun hastalarda değerlendirilebilir. Bu yöntemler damar görünümünü ve kızarıklık şikâyetlerini azaltmaya yardımcı olabilir.
Ancak her hastada lazer uygun değildir. Cilt tipi, kızarıklık şiddeti, leke riski, aktif inflamasyon durumu, güneş maruziyeti ve hastanın hassasiyet düzeyi dikkate alınmalıdır. Yanlış enerji seçimi veya agresif yaklaşım rozaseayı alevlendirebilir. Cihaz var diye cilde savaş ilan etmek tıp değildir; özellikle rozaseada hiç değildir.
Rozasea hastalarında cilt bakımı sade, yatıştırıcı ve bariyer destekleyici olmalıdır. Sert temizleyiciler, alkol içeren tonikler, yoğun peelingler, asitli ürünler, kokulu kozmetikler ve tahriş edici içerikler şikâyetleri artırabilir.
Uygun temizleyici, nemlendirici ve güneş koruyucu tedavinin önemli parçalarıdır. Cilt bariyerini güçlendirmek, kızarıklık ve yanma hissinin kontrolüne yardımcı olabilir. Rozasea cildine on basamaklı bakım rutini yüklemek çoğu zaman bakım değil, cilde küçük çaplı bürokratik işkencedir.
Güneş, rozaseanın en sık tetikleyicilerinden biridir. Güneş maruziyeti yüz kızarıklığını artırabilir, damar görünümünü belirginleştirebilir ve alevlenmelere neden olabilir. Bu nedenle rozasea tedavisinde güneşten korunma temel adımdır.
Geniş spektrumlu güneş koruyucu kullanmak, şapka takmak, yoğun güneş saatlerinden kaçınmak ve sıcak ortamlarda dikkatli olmak tedavi sürecini destekler. Güneş koruyucu kullanmadan rozaseayı sakinleştirmeye çalışmak, yangına karşı küçük bir mendil sallamaya benzer. Romantik ama işe yaramaz.
Rozasea tetikleyicileri kişiden kişiye değişebilir. En sık tetikleyiciler arasında güneş, sıcak içecekler, baharatlı yiyecekler, alkol, stres, sıcak banyo, sauna, yoğun egzersiz, soğuk rüzgâr, ani ısı değişiklikleri ve tahriş edici kozmetik ürünler yer alır.
Hastanın kendi tetikleyicilerini fark etmesi tedavinin önemli bir parçasıdır. Bu nedenle bazı hastalarda kısa bir tetikleyici günlüğü tutulabilir. Evet, cilt için günlük tutuyoruz. İnsanlık önce duygularına günlük tutuyordu, şimdi yanak kızarıklığına. Evrim bazen garip yönlere gidiyor.
Rozasea kronik seyirli bir deri hastalığıdır. Tedaviyle şikâyetler kontrol altına alınabilir, alevlenmeler azaltılabilir ve cilt daha dengeli hale getirilebilir. Ancak hastalık bazı dönemlerde tekrar alevlenebilir.
Bu nedenle rozasea tedavisinde gerçekçi beklenti önemlidir. Amaç hastalığı yönetmek, tetikleyicileri azaltmak, cilt bariyerini desteklemek ve uygun tedavilerle kızarıklık-kabarıklık şikâyetlerini kontrol etmektir. “Bir krem sürdüm, sonsuza kadar bitti” beklentisi rozaseada genellikle hayal kırıklığı üretir. Cilt kronik hastalıkları böyle küçük oyunları sever.
Açık tenli kişiler, hassas cilt yapısı olanlar, güneşten kolay etkilenenler, sık sıcak basması yaşayanlar, yoğun kozmetik ürün kullananlar ve göz şikâyeti olan rozasea hastaları daha dikkatli değerlendirilmelidir.
Ayrıca steroid içeren kremleri bilinçsiz kullanan hastalarda rozasea benzeri tablo kötüleşebilir. Özellikle yüzde rastgele kortizonlu krem kullanımı önemli sorunlara yol açabilir. İnsanlığın “bir krem var, her şeye iyi geliyor” efsanesi dermatolojinin başına bela olmaya devam ediyor.
Rozasea tedavisi sonrası cilt bakım düzeni korunmalı, güneşten korunmaya devam edilmeli ve tetikleyicilerden mümkün olduğunca uzak durulmalıdır. Tedavi sırasında cildi tahriş eden ürünler kullanılmamalı ve yeni ürünler dikkatli eklenmelidir.
Lazer veya ışık sistemi uygulanmışsa işlem sonrası kızarıklık, hassasiyet veya geçici ödem olabilir. Bu dönemde cilt bariyerini destekleyen ürünler ve güneş koruma önemlidir. Rozasea cildiyle pazarlık yapılmaz; ona iyi davranırsanız daha az olay çıkarır. Tam bir hassas diplomasi meselesi.
Dr. Armin Müştak Dermatoloji Kliniği, Ankara Çankaya’da, Turan Güneş Bulvarı bölgesinde rozasea tedavisi için dermatolojik değerlendirme yapmaktadır. Yüz kızarıklığı, yanma, batma, hassasiyet, kılcal damar görünümü ve akne benzeri kabarıklıklar hastanın cilt yapısına göre değerlendirilir.
Ankara’da rozasea tedavisi yaptırmak isteyen hastalar, rozaseanın tipi, tetikleyici faktörler, cilt bakım düzeni, lazer ve ışık sistemi seçenekleri açısından dermatoloji uzmanı tarafından değerlendirilebilir.